21 Aralık 2008 Pazar

ÇÖPÇÜ

Şu an çok korkuyorum...Biraz önce gördüğüm şeyler gerçek olamaz ya ...

Efendim ,ben bu sene deli gibi ders çalışır oldum.Çünkü mezuniyetime bir buçuk yıl kaldı ve derslerime adam gibi çalışmam lazım. İşte bu yüzden,2 yıl önünden bile çok az kez geçtiğim yurdumuzun çalışma odasının müdavimi oldum bu sene...Çalışma odamızdan bahsetmek gerekirse,dağınık ,içinde birsürü kızın süslü (barbi li bile olanı var) masa örtüleriyle ,tüylü kalemlikleri ve renkli notluklarıyla döşedikleri masaları olan bir oda bu.Tam ortasında ise 16 kişilik yemek masası var .Bu kocaman masa bana evimin salonunu hatırlatır hep ,konudan sapıyorum yine ya..İşte bu şirin odanın 2 azılı müdavimi daha varmış benden önce,şimdi son seneleri üniversitede.Gerçi ben onlardan çok çalıştım bu sene . Neyse efendim bu ikiliden birisi aynı hayko cepkin gibi birisi(ama yaprak dökümü izleyen sarı saçlı ,sevimli bir hayko cepkin tipinde ) şu an aşağıda çöpçülerin birazdan alıp götüreceği çöp torbaları üzerinde çatır çutur yürüyor!Bu torba dağı üzerinde onu görünce ,acaba birşeyini mi kaybetti acaba diye düşündüm ama sanki bu yürüyüşten ay üzerinde yürüyormuşçasına hain bir zevk aldığını hissettim ;çünkü birşey aramıyordu ve halinden gayet memnundu.O pis çöp torbaları etrafında buranın ayı sokak kedileri bile dolaşmaz,o kızın orada işi ne ?
Sevgili çalışma odamın haykosunu gülerek gizlice izledim ...Ama o kızı bu hallere düşüren şey ya beni de pençesi altına alırsa?Ne de olsa çalışma odasında ikimiz kapışıp duruyoruz...Birazdan o kızın yanındaki çalışma masama geri dönüp ,onunla kıç kıça ders çalışacağım...Tanrım,çok korkuyorum ...

15 Kasım 2008 Cumartesi

Gıcık


Dün bir sinirle yanından ayrıldım,gitmemi istemedin,sonra da bari seni bırakayım dedin..Ben en gıcık halimle ''Kendim ,mözik dinleyerek gidicem!'##&%#'' deyip,arkama bakmadan gittim. Sana hakkaten ayıp ettim,senden ayrıldıktan sonra dinlediğim müzikten de pek bir keyif almadım.

Neyse okulda servislere doğru yürürken,her zaman altında oturduğumuz çam ağacımızın altında bu sefer iki genç kız yatıyordu.Onlara sinir oldum; orası bizim piknik alanımızdı çünkü.Orada ne dürümler yemiştik...Koşup oynamıştık ,güç gösterilerinde bulunmuştuk birbirimize,ısırgan otlarına oturtmuştun beni bir kere ,acısı kaç gün geçmemişti;gerçi bilirsin seni hep yenerdim kavgada dövüşte(şakaaa) ..Bir kere de bir kedi gelip ,kinder yımırtamın sarı topumsu şeyiyle pata küte oynamıştı önümüzde,ne güzeldi ya..Bunları düşünürken tunalı servislerine varmıştım,hala sinirliydim ama.Serviste otururken hayatımı böyle sinir harpleriyle geçirmek istemediğimi düşündüm;ama bazen engel olamıyordum işte.Böyle keşke hayatıma müdahele edebilen bir 'Dış el' olabilse,mesela ben çok sinirliyken kucağıma pat minik bir kedi verebilse..Çünkü kedicik benim o pis elektriği hübş diye çekecek ve ben onu severken dünyanın en iyi kalpli insanı olacağım..Bu hayvanlar yıllardır benim ilacım olmuşlardır çünkü. Bunu ciddi ciddi istedim,sponge bob başlangıcında ,o donuyla gözükürken ona pantalonunu giydiren şipşak el var ya,ben ondan istiyorum tanrım mümkünse..Sinir katsayım artmaya başladığında ,o el gelsin bir kedi bıraksın kucağıma,ah hep huzurlu,mutlu olabileyim böylece.....Senden de özür dilerim canım ...

4 Kasım 2008 Salı

Mola Zamanı

Çok sıkıldım sevgili Erikli su.Şu an karşımda pencerenin önünden beni izliyorsun.Of organik sınavım var yarın;herşeyi kitabımdaki gibi moleküller gibi görmeye başladım ,yeter artık...Şimdi senin resmini çizdim ;bence çok güzel bir plastik şişesin.

Aslında Erikli cim,senin yanında kocaman 1,5 litrelik hayat su duruyor tüm heybetiyle bitmiş bir şekilde;ama senin tadın onda yok ki...Seni sevdiğim gibi onu sevemiyorum bir türlü.Şimdi de Sırma su içtim ;anam bunun tadı da güzelmiş he! Neyse ama Eriklicim ,sen en iyisisin.Şu sıkıntılı sınav zamanlarımda çalışırken bana umutla bakan hep sen oldun,sırtımı sıvazladın ..

Sevgili Ben;şu sınav haftasında, çalışma odasında oturmuş karşımda duran üç su şişesine mektup yazarak,çok çalışmaktan olsa gerek, kafayı sıyırdığımı garantiledim.
Neyse Eriklicim nerede kalmıştık ...

21 Ekim 2008 Salı

Tok Evin Aç Kedisi


Geçenlerde hayatımın en mızmız kedisiyle tanıştım.Kendisi pek sevimli,siyah-beyaz kedi grubuna mensup ve Batman gibi suratı olan bir kediydi.Ancak bu şirin kedinin hiç de hoş olmayan bir huyu vardı:O da durmadan bağırırcasına miyavlamasıydı!Gariban öğle vakti acıkmıştı anlaşılan ;çöp kutularının içinden, üzerine et yağı sinmiş kağıtları bir yandan yemeye çalışıp,bir yandan anırmaya çalışıyordu..Hemen Ubuk ona süt almaya gitti.O sırada bu kağıdı yedi resmen ve kağıdın bir bölümü ağzına yapıştı .Rüzgarda sallandı falan kağıtçık ve kedi rezil rüsva oldu ,herkes onunla dalga geçiyordu çünkü..Sonra bağırarak gitti ve merdivenlerde yokoldu.
Ubuk elinde süt ile geldiğinde ortalıkta kedi medi yoktu..Neyse zavallı kidi utandı herhalde diye düşündüm.Aramaya başladık kediyi süt içer belki diye…Bulamadık.Ben de sütü severim ,ver de içeyim dedim ubuk a .İçerken ,bu süt kedinin hakkıydı diye üzüldüm içten içe ama sonra bir baktık,bizim kedi üniversiteli gençlerin yanına oturmuş(adana dürüm yiyorlardı hepsi),onlarla demleniyordu ve çıtı çıkmıyordu,doyurmuş karnını belli ..Onun adına sevinip ,oradan uzaklaştık diye bu hikayeyi bitirmek isterdim ama bitmiyor daha..

O olaydan 45 dakika sonra,oturmak için bahçeye gittim ve bahçeye yaklaştıkça daha deminki kedinin sesini duymaya başladım..Eee bunun karnı toktu ama daha yeni adana yedi ki neden neden diye şaşırdım.Bu batman kılıklı gelmiş,çöp karıştırıyordu yine ve yine anırıyordu…Senin gibi kedi olmaz olsun,git kuş ye diyerek kaçtım yanından..

11 Eylül 2008 Perşembe

GERİ DÖN!!



Evet,her tatil sonu hüzünlü yazı yazmakta üstüme yoktur.Şöyle veletlikten beri yazdığım yazılara bakınca tatilsonu yazılarımın ne duygusal ama aslında bir o kadar da komik olduklarını gördüm...Tarih 14 eylül 1997,iğrenç bir pazarmış,okullar açılacak diye öyle üzgünmüşüm ki dayanamayıp bir şiir bile yazmışım yine süperötesi geçen tatilim anısına:D...Şimdi yine aynı duygulara kapıldım.Üç güne' Ankara yolcusu kalmasiiiinnn' olacağım ve plazma tvleri olan rahat hatla rahatsız bir yolculuk yapacağım;biletim hazır.Hemen şoförün çaprazında olacağım ve hep gözüm direksiyona, göstergelere falan takılacak uyku uyuyamacağım.Aman neyse... Üniversite öğrencisi oldum ama ilkokuldaki halimden zerre fark yok ya.İnsan şu okul öncesi mutsuzluğunu artık atmalı di mi yani?Hep aynısı oluyor başla bit başla bit...Amaa bölümümü seviyorum o ayrı :)

Of ya bu yaz süper geçti bence;bol bol bol deniz,arkadaşlar ,kasteddler,adrasan,istanbul,....

seni özleyeceğim sevgili yaz tatilim...

Not:Faik:),hepsi geçecek...