Şu sıralar işe gitmeden önce denk geldikçe evde nickelodeon izlemeyi falan çok seviyorum nedense.Bu çizgi filmlerin arasında çıkan reklamlar da ilgimi çekiyor,o kadar mal reklamlar ki çoğu böyle gıcık oluyorum.Küçük veletlerin iştahını kabartacak cinsten reklamlar bunlar,özellikle de oyuncak reklamları off...Geçmişte ben de böyle reklamların kurbanı olmuştum,aklıma o geldi..
Elime Sindy bebeğin yapışık olduğu dönemler...Okul yok iş yok güç yok.Salak hayaldünyamda en güzel kız Sindy.Her çeşitten Sindy'yi alıp ,onlara paralı gün yapmak falan istiyorum;ama kolay olmuyor tabi o zamanlar orjinal sindi almak...Özel günlerde gelirse ne ala...Neyse yavaş yavaş birsürü Sindy im olmaya başlamıştı,sonra baktım dergide Sindy nin bir de erkek arkadaşı, Ken diye ipne kılıklı birşey var.Erkek Sindy aratır oldum anneme ,almadılar sahte sindinin saçlarını 2 'ye vurdum kendim .Annemin saç boyasıyla saçını koyuya da boyadım.Ama hala Bir Ken yaratamamıştım çünkü bicikleri olduğu gibi durmaktaydı önceki kızcağızdan.Yüzündeki makyajı da silemedim.Başarısız bir dönüşüm olmuştu...Neyse annem günün birinde sana Ken aldım diye bir geldi ama o da ne ?? Erkeksi ,seksi ,maço erkek bir oyuncak bebek beklerken, annem,hayalimin tam tersi olan , pembe pullu kıyafeti olan 'balet' bir Ken getirmişti bana.Çok sinir olmuştum tan sağtürk maço kalır o bebeğin yanında o kadar ibilişti...
Aylar geçti...Artık sindilerim gün yapacak kadar kalabalıklardı hatta arasında çocuğu olanı bile vardı ...Ve bir de pembe buz patencimiz Ken ...Baktım bu kızların evi de varmış meğersem.Tv de ,gazetede reklamları görüp ağzımın suyu akıyordu..Bu sefer annemlerin başını Sindy evi isterim diye yemeye başladım(komşu kızı Aşegül de öyle))..Artık Sindy duymaktan korkar olmuştu babam...Neyse her gün belirli aralıklarda annemin kafasını yedikten sonra ,artık Sindy min evinin olacağı müjdesini almıştım.Nasıl da sevinmiştim..Bir akşamüstü bubam elinde çıtalarla eve gelip,çat çat bişeyler çakmaya başladı.Çıtalardan küp şeklinde bir iskelet oluşturdu büyükçe,sonra da annem pembe elyaf kumaşla etrafını kapladı ertesi gün...Artık gazetede gördüğüm süper lüks(!) Sindy dairem hazırdı..Hiç sevinememiştim çünkü gazetede gördüğüm plastik eve benzemiyordu bu hiç...Baya gıcıklık yapıp o evi yıkmak istemiştim..Sindy ler çok havalı oldukları için zaten bir gün bile o evden içeri girmedi aşifteler.Ben girip içeriye oturuyordum,o daha güzeldi.Komşu kızı Ayşegül de hemen benim gecekonduyu görüp babasına söylemiş.Sanayide de onun için çakma bir sindi evi yaptırılmıştı heheh..
Ya şimdi düşünüyorum da ,annemler ne kadar yaratıcılarmış sağolsunlar.,Bana o saçma evi almadılar diye çok gıcıklık yapmıştım.Aptal ben...Diyeceğim o ki,çocukları yaratıcılıktan uzaklaştırmamak lazım...Reklamlar veletleri hipnotize edebiliyor vallahi.Akıllı çocuklar varsa reklamlara kanmayan,sözüm onlara değil tabi...Babacığıma da geç kalmış bir teşekkür :)
6 yıl önce




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder